Finike · Antalya

Rehber

Kafe adisyon programı nasıl seçilir?

Satış broşürü değil. Program ararken keşke birinin bana söylemesini istediğim şeyler.

Ben Alper. Finike'de bir kafe işletiyorum. Yıllarca kasada işimizi görecek bir program aradım. Denediklerimin bir kısmı bize büyük geldi, bir kısmı akşam saat 21:00'de kalabalıkta elimizde kaldı. Sonunda kendi kafemiz için bir tane yazdım.

Bu yazıyı size onu satmak için yazmadım. Sonunda ondan da bahsedeceğim — ama önce şunu söyleyeyim: hangi programı seçerseniz seçin, aşağıdaki soruları sorun. Cevapları, demoyu izlerken değil, ilk yoğun akşamınızda anlarsınız. Ben o akşamları yaşadım.

Sırayla soralım.

1. İnternet kesilince ne oluyor?

Bu, en çok atlanan soru. Gerçekten çevrimdışı çalışabilen programlar var — ama "çalışır" cevabı tek başına yeterli değil, ne kadarının çalıştığını sorun.

Doğru soru şu: "Bağlantı bir dakika giderse elimde ne kalıyor?" Sipariş kaydedilebiliyor mu, ödeme alınabiliyor mu — yoksa sadece ekranlar mı açık kalıyor? Bunlar çok farklı şeyler ve ikisine de "çevrimdışı çalışır" deniyor.

2. Personel neyi görebiliyor?

Garsonunuzun sipariş girmesi gerekir; günlük cironuzu görmesi gerekmez. Programda rol ve yetki ayrımı var mı, bakın. Herkesin her şeyi görebildiği bir sistem, kalabalık bir akşamda hoşunuza gitmez.

Bir de tersi: kasadaki kişinin rapor görebilmesi gerekir. Yetkiler tek tek ayarlanabiliyor mu, yoksa "yönetici / çalışan" diye kaba bir ikiliye mi sıkışmışsınız?

3. Gün sonunda kasa tutuyor mu?

Bir programın en çok işinize yarayan yeri burası. Gün sonunda nakit ne kadar, kart ne kadar, indirim ne kadar — bunlar net çıkmalı ve elinizdeki parayla karşılaştırılabilmeli.

Sorun: "Gün sonu raporunu görebilir miyim?" değil. Sorun: "Rapor, kasadaki parayla tutmazsa farkı nasıl bulacağım?" İyi bir program size sadece toplamı değil, o toplamın nereden geldiğini de gösterir.

4. Hesap bölünebiliyor mu?

Dört kişi oturuyor, ikisi kendi hesabını ayrı ödemek istiyor. Ya da masadaki bir kişi sadece kendi içeceğinin parasını veriyor. Bu, kafede günde defalarca olur.

Programın parçalı ödeme ve bölünen hesap desteğini mutlaka deneyin. Sadece "var" demesi yetmez; demo sırasında bir masayı ikiye böldürtün, sonra da kalan borcun doğru kaldığına bakın.

5. Mutfağa sipariş nasıl gidiyor?

Küçük bir kafede belki kâğıt yeter. Ama mutfak ayrı bir odadaysa, garsonun her seferinde koşması zaman kaybı. Burada iki seçenek var: mutfak ekranı (tablette siparişleri gösteren bir ekran) veya mutfak fişi (yazıcıdan çıkan sipariş fişi).

Kendinize sorun: mutfağınız gerçekten buna ihtiyaç duyuyor mu? Duymuyorsa, bu özelliğin fiyatını ödemenize gerek yok. Duyuyorsa, "hazır oldu" bilgisinin garsona nasıl döndüğünü sorun.

6. Fiş yazdırma tarafı ne durumda?

Burada dikkatli olun, çünkü her yazıcı her programla çalışmaz. Piyasada iki farklı dünya var: fiş yazıcıları ve etiket yazıcıları. Elinizdeki cihaz etiket yazıcısıysa, fiş basmasını beklemeyin — bu programın değil, cihazın meselesi.

Almadan önce sorun: "Benim yazıcı modelim destekleniyor mu?" Yeni alacaksanız, programın hangi tip yazıcıyla çalıştığını öğrenip ona göre alın. Bu tek soru size epey baş ağrısı kazandırır.

Küçük ama önemli not: Adisyon programlarının bastığı fiş genelde bilgi fişidir — müşteriye "ne yedim, ne ödedim" göstermek içindir. Yasal mali fişin ya da faturanın yerine geçmez. Bu ikisini karıştırmayın; muhasebe tarafını yine ayrıca çözmeniz gerekir.

7. Menüyü kendiniz değiştirebiliyor musunuz?

Fiyatlar değişir, ürün eklersiniz, yazın menü başka olur. Her seferinde birini aramak zorunda kalmak istemezsiniz.

Demo sırasında kendi elinizle bir ürün ekleyip fiyatını değiştirin. Yapabildiyseniz iyi. "Biz sizin için yaparız" diyorlarsa, bunun her seferinde ne kadar süreceğini sorun.

8. Fiyat gerçekten belli mi?

En çok burada canınız yanar. Şunları tek tek sorun:

Tek bir cümlelik fiyat söyleyemeyen bir yerden, ilerideki faturaların da net olmasını beklemeyin.

9. Sorun olduğunda kime ulaşacaksınız?

Cumartesi akşamı 22:00'de bir şey ters giderse ne yapacaksınız? Destek hattı mı arayacaksınız, e-posta mı atacaksınız, yoksa bir insanı mı arayacaksınız?

Bunun doğru cevabı yok — ama cevabı satın almadan önce bilmelisiniz. Küçük işletme için genelde "bir kişiye ulaşabilmek", büyük bir destek sisteminden daha kıymetlidir.

10. Verileriniz kimde ve çıkarabiliyor musunuz?

Satışlarınız, ürünleriniz, raporlarınız — bunlar sizin. Programdan ayrılmak isterseniz verilerinizi alabiliyor musunuz? Hesabınızı ve verilerinizi tamamen sildirebiliyor musunuz?

Bu soruyu sormak tuhaf gelebilir ama cevabı size karşınızdakinin nasıl bir yer olduğunu anlatır.

Dikkat edilecek kırmızı bayraklar

Peki ücretsiz programlar?

Var ve bazıları gerçekten iş görür. Ama ücretsizin bir yerden dönmesi gerekir: ya özellikleri kısıtlıdır, ya reklam gösterir, ya belli bir işlem sayısından sonra ücretli olur, ya da bir gün kapanır.

Küçük ve tek şubeli bir yerdeyseniz, önce ücretsiz bir tanesini denemenizde hiçbir sakınca yok — kendi ihtiyacınızı öğrenirsiniz. Sadece tüm satış geçmişinizi bir gün kapanabilecek bir yere yığmadan önce, verilerinizi çıkarabildiğinizden emin olun.

Peki Limanisyo ne yapıyor, ne yapmıyor?

Söz verdiğim gibi, sonunda kendi programımdan da bahsedeyim — ama dürüstçe.

Yapıyor

Yapmıyor

Fiyatı da saklamıyorum: ayda 1.000 ₺, tüm özellikler dahil, cihaz veya personel başına ek ücret yok. 15 gün ücretsiz deneyebilirsiniz. Kurulumu ben yapıyorum, sorun olduğunda arayacağınız kişi de benim.

Bu listeyi okuyup "bu bana uymaz" dediyseniz, gerçekten uymuyordur — ve bunu baştan bilmeniz ikimiz için de iyi. Uyduysa, konuşalım.

Sorunuz varsa yazın

Program seçerken takıldığınız bir şey varsa, bizimkini kullanmasanız bile sorabilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olurum.

WhatsApp'tan yazın

0505 514 88 68 · Aynı gün size dönerim.

← Limanisyo'yu görün